Karanlığın Kısa Ziyareti
Karanlığın Kısa Ziyareti
Tilki Tarçın'ın burnu her zaman meraklıydı. Her sabah ormanda dolaşır, yeni kokular arar, yeni sesler dinlerdi. O gün de böyle bir gündü. Ama bir şey farklıydı.
Öğle vakti, Tarçın küçük bir tepeye tırmandı. Gün ortasıydı, Güneş tam tepede olmalıydı. Ama Güneş biraz yorgun görünüyordu. Işığı azalmıştı.
«Kim gelmiş?» diye sordu Tarçın kendi kendine. Kulaklarını dikti, burnunu havaya kaldırdı. Yeni bir koku vardı. Serin, sessiz bir koku.
Az sonra fark etti: Karanlık geliyordu. Ama gecenin karanlığı değil. Yumuşak, ince, kısa bir karanlık.
Karanlık usulca tepeye çıktı. Tarçın'a yaklaştı. «Merhaba,» dedi Karanlık. «Ben kısa bir konuğum. Sadece birkaç dakika kalacağım.»
Tarçın kulaklarını yatırdı. Bir an içi ürperdi. Ama sonra Karanlık'ın sesini dinledi. Sesi yumuşaktı, tıpkı annesinin ninnisi gibi.
«Neden geldin?» diye sordu Tarçın.
«Ay beni davet etti,» dedi Karanlık. «Ay bugün Güneş'in önünden geçiyor. Ben de onun gölgesinde bir yolculuk yaptım. Sana da uğradım.»
Tarçın gülümsedi. «Hoş geldin öyleyse. Ama uzun kalma. Ormanımı ışıksız sevmem.»
Karanlık başını eğdi. «Söz veriyorum. Sadece birkaç nefes.»
Ve gerçekten de öyle oldu. Karanlık Tarçın'ın etrafına oturdu. Ormandaki her şey bir an sustu. Kuşlar yuvalarına döndü. Ağustos böcekleri şaşırdı, gece geldi sandılar, ötmeye başladılar. Sonra durdular.
Tarçın Karanlık'a baktı. «Sen kötü değilmişsin,» dedi.
«Ben hiçbir zaman kötü değildim,» dedi Karanlık. «Sadece bazıları beni tanımıyor.»
Birkaç nefes geçti. Karanlık ayağa kalktı. «Vakit doldu. Güneş beni çağırıyor. Uğradığım için mutluyum, tilki dostum.»
Karanlık usulca çekildi. Işık geri döndü. Önce bir yaprak, sonra bir dal, sonra bütün orman aydınlandı. Ağustos böcekleri sustu, kuşlar tekrar öttü.
Tarçın uzun uzun gökyüzüne baktı. Sonra evine döndü. O günü hiç unutmadı. Karanlık kısa bir konuktu, ama kalbinde küçük bir arkadaşlık bırakmıştı.
Ay Güneş'in önünden geçtiğinde, gündüz vakti kısa bir karanlık gelir. Birkaç dakika kalır, sonra gider. Buna güneş tutulması denir.
